Category : Uncategorized @tr

Rengin Ağılönü Röportajı

Rengin Ağılönü Erişim Müşteri Hizmetleri A.Ş. Genel Müdür

Erişim Müşteri hizmetleri ile Eskişehir lokasyonunda tamamladığımız çalışmayla ilgili keyifli röportaj için Rengin hanım’a çok teşekkür ederiz.

Erişim Müşteri Hizmetleri ne yapar?

2012 yılında bir Türkiye İş Bankası kuruluşu olarak faaliyetlerine başlayan Erişim Müşteri Hizmetleri A.Ş., İstanbul, Eskişehir ve Ankara’daki hizmet noktalarında 1300’e yakın çalışanıyla hizmet vermektedir. Bankacılık konusundaki uzun yıllara dayanan deneyiminin yanı sıra sigorta, sağlık ve turizm gibi çeşitli sektörlere de hizmet vermektedir. Deneyimli kadrosuyla müşteri hizmetleri, telefonda satış, teknik destek, müşteri elde tutma ve sadakat, kampanya yönetimi, tahsilat, memnuniyet ölçümü ve anket, bilgi güncelleme ve randevu gibi geniş bir yelpazede dış kaynak çağrı merkezi hizmeti sunmaktadır. İş ortaklarının çözümlerine ilişkin ihtiyaç ve beklentilerini güvenilir, kalıcı ve yenilikçi bir işbirliğiyle karşılamak ve en yüksek katma değeri almalarını sağlamayı hedeflemektedir.

Kimlere hizmet verir?

  • Türkiye İş Bankası
  • Anadolu Hayat Emeklilik
  • Anadolu Sigorta
  • Bayındır Sağlık Grubu
  • Tatilbudur

Neden Eskişehir lokasyonu?

Sektörün genç ve dinamik yapısına uygun olması açısından İstanbul’dan sonra ikinci hizmet noktamızı 2. Yılımızda Eskişehir’de açtık. Eskişehir sürekli gelişen modern bir şehrimiz. Büyük şehirlere yakınlığı, genç nüfusu, üniversite kenti oluşu, şehir içi ulaşım kolaylığı, teknolojik altyapısı, güvenli bir şehir oluşu gibi sahip olduğu pek çok sosyal ve ekonomik avantaj da şirketimizin Eskişehir’i tercih etmesinde etkili oldu.

Mod Tasarım ile tanışma hikayeniz?

2016 yılının sonlarına doğru İstanbul’daki hizmet binamızın yenilenmesi süreci başladı. Çağrı Merkezi’nin farklı dinamikleri vardır. Bu dinamikleri bilerek tasarım yapılması çok önemliydi bizim için. Çalışanların konforunu ön planda tutan, birbirleri ile iletişim kolaylığı sağlayan ve ferah bir ofis ortamı oluşturmak istiyorduk. Özellikle çağrı merkezleri için sıklıkla kullanılan standart mobilya yapılarının dışına çıkmak, daha modern ve özgür hissettiren bir yapı hayal ediyorduk. Çağrı Merkezi mobilyaları konusunda uzmanlaşmış olan MOD Tasarım ile bu süreçte çalışmaya başladık, bu deneyimimizde bize çok yardımcı oldular. Özellikle mimari ekiple günlerce farklı planlar ve modeller üzerinde çalıştık. Sonuçta içimize sinen bir yapı ortaya çıktı. Eskişehir’de yeni bir hizmet binasına taşınma durumumuz ortaya çıktığında da aynı tasarımı yeni binamızda da uygulamak istedik. Tabii burada sadece tasarım değil binanın tadilat anlamında da elden geçirilmesi sürecinde MOD ekibi ile birlikte çalıştık.

Mod Tasarım’ın size yaklaşımı ve çalışma sırasındaki tutumu, Erişim Müşteri Hizmetlerine katkıları?

Her zaman çözüme odaklanan bir yaklaşım sergiledi MOD Tasarım ekibi. İletişime açık, istek ve ihtiyaçlarımıza özel tasarımlar hazırlayıp seçenekler sunan bir ekip. Yeri geldi onlar Erişim çalışanı oldu, yeri geldi biz MOD çalışanı olduk. Yeni bir hizmet noktası oluşturuyor olmanın zorluklarını birlikte göğüsledik. Herkes sorumluluğunun bilincinde olarak hareket etti. Sonuçta her iki taraf için de; gerek yeni bakış açıları edinme gerek birlikte çalışma disiplini deneyimi adına büyük kazanımlarla sonuçlanan bir çalışma oldu. Destekleri için teşekkür ediyoruz.

 

Ergonomik Ofislerle Veriminizi Artırın

Çalışma ortamı ve alışkanlıklarınızda basit ayarlamalar yaparak rahatlık ve verimliliğini büyük ölçüde artırabilirsiniz.

Çalışma hayatının çoğunu bilgisayar başında oturarak geçirenlerde sıklıkla görülen rahatsızları önlemek bir yana, daha verimli ve keyifli çalışmak mümkün. 

Ergonomi, çalışan kişinin işi, iş aletleri ve iş çevresiyle olan ilişkilerini araştırır. Amaç sakatlanma riskini en aza indirerek insan vücudundan en yüksek verimi almaktır. Çalışma ortamı ve alışkanlıkları ile basit ayarlamalar yapmayı öğrenmek kişinin rahatını ve verimliliğini büyük ölçüde arttıracaktır.

Çalışma alanı, çalışma birimi (işin çoğunun yapıldığı yer) ve dolaplar, kopya/çıktı alınan yerler ile diğer çalışma birimleri (daha az kullanılan yerler) olmak üzere iki bölgeyi kapsar. En çok dikkati çalışanların uzun süre bulundukları bölgeler çekmelidir. Ofiste, bu bölge genel- likle çalışma masası ve bilgisayarın bulunduğu alandır. Sıradan bir çalışma biriminde üç kuşak bulunur :

  • Birinci hat, işin %75-80’inin yapıldığı alandır. Bu alan, sağ ve sol ele alınan birer kalem ile masa başında oturur durumda, dirsekler vücuda bitişik, eller mümkün olduğunca sağ ve sola açılmış biçimde, dirseği masadan kaldırmadan masa üzerinde birer yay çizmekle belirlenir. Bu ilk çalışma hattında genellikle bilgisayar klavyesi, fare, yazma ve okuma alanları yer alır.
  • İkinci hat, işin %20-25’inin yapıldığı alandır. Bu alan da, sağ ve sol ele alınan bir kalemle, masa başında oturur durumda, uzanılabilen en uç noktalara erişerek çizilen yaylarla belirlenir. Bu ikinci çalışma hattında telefon, hesap makinesi, bilgisayar ekranı, kalemlik, vs. yer alır.
  • Üçüncü hat ise genellikle göz seviyesinde ya da daha yukarıdadır. Burada referans materyalleri yer alır. Ağır ve sık kullanılan materyaller kolları uzatmadan, bilek ve omuzları zorlamadan ulaşılabilecek bir alanda bulunmalıdırlar.

Çalışma Ortamının Düzenlenmesi:

Koltuk

  • İyi bir duruş ve ayarlanabilir koltuk konforlu bir ofis ortamı için en önemli unsurlardır. Doğru pozisyonda oturmak için koltuk ayarı yapmayı öğrenmek gerekir.
  • Yükseklik: Ayakta dururken koltuğun oturma yerinin en yüksek noktası diz kapağı seviyesinin altına gelmelidir. Bu pozisyon otururken ayağın döşeme yüzeyinde düz durmasını sağlayacaktır. Koltuğun oturma kısmının arkasında baskı hissedilirse koltuk yükseltilmeli, önünde baskı hissedilirse koltuk alçaltılmalıdır. Amaç ağırlığın eşit dağıtılmasını sağlamaktır.
  • Derinlik: Oturma yüzeyi, oturur durumdayken diz arkasına baskı yapmadan, sırt desteğinin sırtı desteklemesine izin verecek derinlikte olmalıdır.

Eğer oturma yüzeyi çok derinse koltuğun boyutunu küçültmek için ekstra bir destek düşünülebilir.

  • Sırt Desteği: Oturur durumdayken koltuğun arkalığı sırtın doğal kavisini desteklemelidir. Sırt desteğinin eğimi sırtın hafifçe arkaya yaslanabilmesine izin verecek açıda olmalıdır.
  • Genişlik: Oturma yüzeyi kalçalara yandan baskı yapmayacak kadar geniş olmalıdır.
  • Kol destekleri: Kol destekleri kolun üst kısmını destekleyerek sırt ve omuzlardaki baskıyı azaltabilir. Bununla birlikte kolçaklar koltuğun masaya yaklaşmasını ya da doğal hareketleri engelleyecek boyutlarda olmamalıdır. Eğer kol destekleri bunu sağlayabilecek biçimde ayarlanamıyorlarsa çıkartılmaları veya değiştirilmeleri gerekir. Ayrıca dirseklerdeki baskıyı azaltması açısından kolçakların yumuşak bir malzemeyle kaplı olmasına dikkat edilmelidir.

Çalışma Alanı

  • Koltuk gibi çalışma alanı da kullanıcıya uygun olmalıdır. Koltuk ayarları yapıldıktan sonra çalışma alanının yüksekliği de ayarlanmalıdır.
  • Çalışma alanının yüksekliği dirsek hizasında olmalıdır. Dirsek yükseliği üstkol serbestçe vücudun yanında sarkar ve önkol da üstkol ile dik açı yapar durumdayken ölçülür. Gerekli ayarlamalar çalışma yüzeyini ya da koltuğu yükselterek veya alçaltarak yapılabilir.
  • Eğer çalışma yüzeyi yükseltilemiyorsa koltuk ayarlanmalı ve koltuğun kendi içindeki ölçü oranlarını koruyabilmek için ayak desteği kullanılmalıdır.
  • Ayak desteği iki ayağın da rahatça dayanabileceği kadar geniş olmalıdır.
    • Çok kullanılan malzemeler kolay erişilebilecek bir mesafede bulundurulmalıdır.
    • Çalışma alanının düzenlen- mesinde en iyi biçim yarım daireler şeklinde yerleşimdir.
    • Sık kullanılmayan malzeme- lerin erişim alanından uzak bir me- safeye konması koltuktan kalmayı gerektirir. Böylece kan dolaşımı sağlanır ve uzun süre oturmaktan dolayı oluşan rahatsızlık giderilir.

     

Klavye ve Fare

  • Klavye ve fare kullanırken kol vücudun yanında serbestçe sar- kar, dirsek dik açı yapar ve bilekler düz olarak uzanır durumda olmalı- dırlar (Şekil 4).
  • Kullanıcının daha doğal bir pozisyonda durmasını sağlayarak yumuşak doku zedelenmelerini en- gellemek amacıyla çeşitli klavye tipleri geliştirilmiştir. Bu klavyelerin yararları kullanıcıya ve yapılan işe göre değişir..
  • Klavye ve farenin dirsek hizasında bulunmasını sağlamak için ayarlanabilir sürgülü yüzeyler kullanılır. Bu ek yüzeylerin bacak ve masa mesafesini rahatsız edecek biçimde azaltmamasına dikkat edilmelidir. Ayrıca ek yüzeyler klavye ve farenin rahatça yerleştirilebileceği kadar geniş olmalıdır.

 

Monitör

  • Monitör gözlerden en az 65 cm uzakta bulunmalıdır. Genel olarak monitörü mümkün oldukça uzağa yerleştirmek ve yazı karakteri boyutunu artırmak tavsiye edilir.
  • Yakın nesnelere bakarken gözler uyum sağlamak için fokus yapmak ve birbirlerine yaklaşmak durumunda kalır. Nesne ne kadar uzakta ise gözler o kadar az fokus yapar ve birbirlerine yaklaşırlar. Dolayısıyla göz yorgunluğu engellenir. Dinlenme pozisyonunda yani bakacak herhangi birşey olmaması durumunda belli bir mesafade göz fokus yapmaz. Bu mesafe düz karşıya bakıldığında 115 cm, 30° aşağıya bakıldığında 90 cm civarındadır. Böylece ne kadar uzağa bakılırsa o kadar göz yorulması önlenir. Eğer ekran okunabiliyorsa çok uzakta değildir; okunamıyorsa karakter boyutunun büyütülmesi önerilir.
  • Eski araştırmalar mönitör ekranı ile dökümanların aynı mesafede bulunmalarını önerirler. Bu aslında monitörün daha yakına getirilmesine neden olur. 1990’larda yapılan yeni araştırmalar ikisinin de aynı mesafede bulunmasının göz yorulmasının önlenmesi açısından etkili olmadığını ortaya koymuştur. Aslında kullanıcılar monitörün daha uzakta olmasının tercih etmişlerdir.
  • Hızlı veri girilmesini gerektiği işlerde doküman ve ekranın aynı mesafede bulunmaları gözün uyum değiştirmesinin neden olduğu gecikmeyi ortadan kaldırır. Bu durumda ekranı daha yakına almak yerine yazı karakterini büyüt- mek daha iyi bir çözümdür. Büyük harfler daha geniş bir görüş alanı içinde rahatça okunabilirler.

Çalışma Konforunu Artıran 

Yardımcı Elemanlar

  1. Klavye masaları
  2. Klavye ve fare destekleri
  3. Ergonomik klavye ve fare  tasarımları
  4. Ayarlanabilir koltuk ve masa   tasarımları
  5. Koltukta sırt ve kol destekleri
  6. Ayak destekleri
  7. Doküman tutucular
  8. Ekran filtreleri
  9. Mikrofon ve kulaklık setleri

 

Orgatec 2018

 

Avrupa’nın en prestijli fuarlarından Orgatec 2018’e katılan Mod Tasarım, yoğun ilgi ile karşılaştı ve olumlu geri dönüşler aldı. Orgatec 2018’de sergilenen Air, Sagoy ve Arya ürünleri ile dikkat çeken Mod Tasarım, modern çizgileri ile katılımcıların dikkatini çekti.

Yoğun ilginiz ve olumlu geri dönüşleriniz Mod Tasarım ailesi olarak teşekkür ederiz. Bir daha ki sefere görüşmek üzere.

 

 

Mod Tasarım, which participated in Orgatec 2018, one of the most prestigious fairs in Europe, met with great interest and received positive feedback. Attracting attention with Air, Sagoy and Arya products exhibited in Orgatec 2018, Mod Tasarım attracted the attention of the participants with its modern lines.

Thank you for your great interest and positive feedback as Mod Tasarım family. See you next time.

 

 

Die Mod Tasarım, die zur Orgatec 2018 gehört, ist eine der prestigeträchtigsten Messen in Europa. Mit modernen Linien Aufmerksamkeit erregen.

Mod Tasarım-Familie. Bis zum nächsten Mal.

 

Mod Tasarım Mi MAR KA etkinliğindeydi.

Mimari etkinlik merkezi tarafından düzenlenen Arch+Dsgn Summit kapsamında Mimar ve markalar Mİ MAR KA ile bir araya geldi. 26 eylül tarihinde gerçekleşen etkinliğimiz olumlu geçti. Mod Tasarım Akustik Uzmanı tarafından yönetilen Akustik konulu sunum, eğlenceli ve verimli geçti.

 

Neden Akustik?

Açık ofisler, toplantı alanları ve benzeri çalışma alanlarında kaçınılmaz olarak meydana gelen gürültü ve yüksek ses, iletişimi zorlaştırmakta ve bu çevresel etki çalışanın iş kalitesini olumsuz etkilemektedir. Bu olumsuz etkiyi ortadan kaldırmak ise doğru akustik çözümlerle mümkün olmaktadır… devamı için www.modtasarim.com.tr adresinden akustik broşürümüzü inceleyebilirsiniz.

 

 

 

MODERN BİR OFİS SAHİBİ OLMAK ÇOK KOLAY.

Modern Kullanışlı Bir Ofis  Sahibi Olmak Artık Çok Kolay. Nasıl mı?

1- Ürünü Satın Al.

Satın alınan ürünün nakliyat işlerini ve kurulumunu biz halledelim.

2- Dene.

Satın alınan ürünü 2 hafta boyunca deneyin. ,

3- İade Et.

Satın alınan üründen eğer memnun kalmadıysanız ürünü alıp iade işlemini tamamlayalım.

 

Çağrı Merkezi Mobilyaları Nereden Alınmalı?

Çağrı merkezlerinde kısıtlı olan alanları kullanarak çalışanlar için bireysel çalışma alanları oluşturmak gerekir. Bunun için de özel tasarımlar yapmak gereklidir. Bu konuda Rubi by tasarımlarından yardım almak doğru olacaktır. Rubi by tarafından tasarlanan çalışma istasyonları, bu konuda oldukça yardımcı olacaktır. Farklı renk seçenekleri ve farklı modelleri ile çalışma alanları oluşturmak hiç de zor olmayacaktır. Mobilya seçimi rahatlık ve konfor açısından çok önemlidir. Ayrıca Rubi by çalışma alanlarını birimlerini birbirinden ayırarak ya da dilerseniz birleştirerek farklı bir şekilde konumlandırmanızı sağlayacak şekilde üretim yapmaktadır. Farklı renk ve modeller ile üretimi gerçekleşen mobilyalar,  ofisinizin dekorasyonunu ayarlamak için birçok kolaylıklar sağlayacaktır. Özellikle çağrı merkezleri tasarım yapan ve mobilya üretimi gerçekleştiren Rubi by showroomlarını gezebilir ve sizin için en uygun olan mobilyaları seçip alabilirsiniz. Kullanışlı olan bu mobilyalar oldukça rahat ve modern bir görünüme sahiptir. Ofisinize uygun olarak hazırlanabilen ve farklı renk seçenekleri olan mobilyalar almak isterseniz, Rubi by size yardımcı olacaktır. Kısacası çağrı merkezi mobilyalarını, özellikle bu amaç doğrultusunda üretim yapan Ruby by markasından temin etmeniz doğru olacaktır.

AÇIK OFİS TARİH OLUYOR, YENİ TREND ‘LABİRENT’

Wall Street Journal’ın haberine göre, ABD’de büyük bir furya dahilinde tamamen açık ofis düzenine geçen bir dizi şirket, yeniden dekorasyona başlamış durumda. Şirketler tamamen kapalı ofislere dönmüyor ama ‘labirent’ düzeni kuruyor; çalışanların mahremiyetini korumak için yarı paravanlar ve yüksek bitkilerin yanı sıra kıvrımlı, başkalarının ekrana yaklaşmasının daha zor olduğu geniş masalar kullanılıyor.

ENDÜSTRİYEL TASARIM ve REKABET OLGUSU

Tasarımın sosyal, kültürel ya da ekonomik çeşitli faydalarından söz edilebilir. Ancak bu çalışmada daha çok tasarımın ekonomik ve ticari faydası üstünde durulmaktadır. Tasarım kesinlikle ticaretin önemli bir aracıdır ve endüstriyel ürünlerin ticari değerini arttırmaktaki yeteneği açısından analiz edilmelidir. Archer’a2 göre ticari açıdan bakıldığında tasarım artı değer sağlayacak koşulların tanımlanmasıdır (Cooper ve Press, 1995). Tasarım, bir firmanın stratejisini belirleme ve güçlendirmekte önemli bir rol almaktadır. Yenilikçi ürün geliştirmenin bir firmanın başarısında oldukça önemli olduğu çoğu kaynakta belirtilmektedir. (Lorenz, 1986; Walsh ve diğ., 1992; Cooper 2000). (2 Archer, B., 1976. A new approach to Britain’s industrial future: Design, Lecture notes, Royal Society of Arts. England (Cooper ve Press, 1995’ten alınmıştır)) Günümüzde endüstriyel tasarım aktivitesi ürün geliştirme ve üretimi çerçevesinde ele alınmaktadır. Dumas (2000) endüstriyel tasarımın etkilerini şöyle özetlemektedir: • Stil özellerinin ötesinde çözüm üreten ürünlerin yaratılması. • Yeni teknolojilerin entegrasyonu ve uygulanması. • Yeni pazarlara ulaşılması ya da yeni pazar yaratılması. • Yeni marka yaratma ya da mevcut markanın korunması ve geliştirilmesi. Anlaşılacağı gibi tasarım çalışmaları gerek var olan ürünlerin kullanıcı talepleri doğrultusunda iyileştirilmesi ya da geliştirilmesi, gerekse yeni teknoloji ya da yeni konseptlerin insan hayatına ürün olarak girmesinde oldukça aktif bir rol üstlenmektedir. Ayrıca endüstriyel tasarımın firmalara getirdiği ticari faydalardan da söz edilebilir. Dumas (2000) bu faydaları şöyle özetlemektedir: • Ürünlerin rakip ürünlerden farklılaştırması, • Firmanın rekabet gücü kazanması, • Ürünün katma değerinin arttırılması, • Üretim, stok, bakım gibi maliyetlerin azaltılması, • Firma ya da ürünün markalaşması, • Güncel ihtiyaçlara modern ve doğru çözümler üreterek firma ve markanın da güncel kalması, • Günümüzde önemi giderek artan yenilikçilik ve yaratıcılık olgusunun en önemli bileşenlerinden biridir. Tasarımın bir rekabet gücü olarak değerlendirilebilmesinde önemli etkenlerden biri tanımı içinde yer alan yenilikçilik ve yaratıcılık unsurlarıdır. Er ve Er’e göre (2000) “Üretici bir firmanın ticari başarısı pazardaki müşteri ihtiyaçlarını en kapsamlı şekilde saptama ve bu ihtiyaçlara karşılık gelecek yeni ürünleri hızla ve makul bir maliyetle geliştirme yetenekleriyle yakından ilişkilidir. Tasarım Yeni Ürün Geliştirme olarak adlandırılan bu sürecin merkezi unsurudur”. Tasarımın bir diğer tanımı da teknoloji ve bilginin insanların kullanabileceği ürünlere dönüştürüldüğü süreç olmasıdır. Bu tanım çerçevesinde de tasarım, yeniliğe ulaşmada önemli bir faktördür. Firmaların yenilik yaratma çalışmaları daha çok AR-GE ve teknolojik yenilik üzerinedir ve temel araştırmaların ticari başarı şansı olan ürünlere dönüştürülmesi, diğer bir deyişle yenilik (inovasyon) sürecinin merkezini oluşturan tasarım ihmal edilmektedir. Oysa yenilik sadece teknolojik yenilikle sınırlı değildir. Var olan teknolojilerin yeni ihtiyaçlar ve pazarlar için yeni ürünlere dönüştürülmesinde tasarım asli unsurdur ve kalite ve teknoloji gibi temel bir rekabet faktörüdür. Tüketici ihtiyaç ve beğenilerine uygun ürünlerin geliştirilmesini hedefleyen tasarım etkinliği, pazar ihtiyaçlarına dayanmayan yenilik odaklı ürün geliştirme etkinliklerinden ticari olarak daha fazla başarı şansına sahiptir. (Er, Ö., 2001) Walsh ve diğerleri (1992) tasarımın yenilik getirmekteki ve firmaların rekabet etme güçlerini geliştirebilmelerindeki önemini vurgulamaktadır Firmaların Rekabetçiliklerini Geliştirebilecekleri Üç Yol (Walsh ve diğ. 1992) Ürün Yeniliği Kullanıcılara, özgün nitelikler ya da performans özelikleri sunan yeni teknolojilere, malzemelere, buluşlara ve tasarım fikirlerine dayalı yeni ürünlerin piyasaya sürülmesi. İyi Ürün Tasarımı Teknik olarak yenilikçi olmasalar bile, tüketicilere performans, görünüm, dayanıklılık, ergonomik özellikler vs. açısından artı değer sunan ürünlerin tasarlanması ve geliştirilmesi. Böyle ürünler aynı zamanda üretim maliyetlerinde de düşüş sağlama potansiyeline sahiptir. Süreç Yeniliği Yeni ya da iyileştirilmiş üretim yöntemleri yolu ile yüksek maliyetli ürünlerin rekabetçi maliyetlerle imalatı. Tasarımın yukarıda sayılan faydalarının temel hedefi ürünlerin pazarda rekabet edebilmelerini kolaylaştırmaktır. Rekabet ise daha çok bir ürünün fiyatıyla ya da fiyat kalite oranıyla belirlenmektedir. Rekabette ürünün fiyatı oldukça önemlidir. Rasyonel bir tüketiciden diğer tüm özellikleri aynı olan iki ürün arasından ucuz olanını tercih etmesi beklenir. Ama fiyatları aynı olan iki üründen birinin tercih edilmesi gerektiğinde ürünün kalite ve tasarımı başta olmak üzere farklı etkenler kararını etkiler. Ürünün seçilmesindeki etkenler farklılık göstermekle beraber, ürünlerin fiyatının dışındaki sembolik değerlerinin önemi artmaktadır. Cooper ve Press’e (1995) göre tasarım bu etkenlerin en önemlisidir. Er (2001) üretici firmaların sayısının artışı, ürün cins ve özelliklerinin çeşitliliği, tüketicilerin giderek farklılaşan ihtiyaçları ve artan kalite ve performans beklentilerini küreselleşme ve hızlı teknolojik değişim paralelinde değerlendirerek, firmaların rekabet gücünün belirlenmesinde tasarım gibi fiyat dışı unsurların öneminin arttığını vurgulamaktadır. Ürün tasarımı a şamasında verilen kararlar, sonuç ürünün piyasadaki satış fiyatını etkilediği gibi, satış sonrasında kullanım sürecinde ortaya çıkabilecek (tamir, bakım masrafları vb.) maliyetleri de etkiler. Yapılan birçok araştırma ile tasarım çalışmalarının firmaların rekabet etme gücünü ve ekonomik başarısını arttırdığını ortaya konulmuştur. Design Innovation Group (DIG) tarafından 1980’lerde İngiltere’de yapılan “iyi tasarım ve iş başarısı” konulu bir araştırmada, İngiliz plastik endüstrisindeki 8 tasarım bilinçli firma ile tasarıma tutucu yaklaşan temsili 28 tipik firmanın ticari performansları karşılaştırılmıştır. Araştırma sonucunda tasarımın farkında olan şirketlerin klasik şirketlerden birtakım ekonomik göstergelerde daha başarılı oldukları görülmüştür.

İŞ YERİNDE KONSANTRASYONU ARTTIRMAK İÇİN..

 

İşyerinde dikkatinizi artırmanın 4 yolu Kansas State Üniversitesi’nin önerdiği tekniklerden birisi, dikkatiniz her dağıldığında kendinize bu cümleyi tekrarlamanız. Bir işe yoğunlaşmışken kapı çarptı ve odaya iş arkadaşınız mı girdi? Dikkatinizin dağılacağını fark ettiğiniz an kendinize şunu tekrarlayın: “Şimdi burada ol”. Bunu aklınıza başka işler gelip gittiğinde ya da düşüncelerinizi kontrol edemediğinizde de kullanabilirsiniz.

Örümcek tekniği

Yine Kansas State Üniversitesi’nin benim oldukça faydalı bulduğum bir başka tekniği daha var. Kendinizi bir örümcek yerine koyun ve bulunduğunuz mekânı kendi ördüğünüz ağ olarak hayal edin. Örümcekler ağlarının merkezinde dururlarken dış bir etmen tarafından rahatsız edildiklerinde önce onun ne olduğuna bir bakarlar, eğer zararsız bir durum olduğuna kanaat getirirlerse bir daha yerlerinden kıpırdamaya tenezzül etmezler. Bu gerçekten konsantrasyonda son noktadır. Siz de düşüncelerinizi dağıtmaya müsait bir dış etmenin varlığını hissettiğinizde profesyonelliğinizi koruyun ve bir örümcek gibi etrafta olup biten cılız sesleri boş verin. Örümcekler havalıdır.

Konsantrasyon anında bulunan başka insanları gözlemleyin

Bunu kendi arkadaşlarımla aynı masada çalışırken öğrendim. Her ne kadar sohbete müsait bir ortam olsa da tek bir arkadaşım –yapması gereken iş hepimizinkinden önemliydi- ne desek duymuyor, gözlerini ekranından ayırmıyor, ara verdiğinde ise hepimizden neşeli bir şekilde kendini dinlendiriyordu. Başkalarını izlemek size işi usta-çırak ilişkisiyle kavrama imkanı verir.

Endişelenme zamanı

Eğer endişeli ya da oldukça düşünceli bir yapıya sahipseniz nerede olursanız olun sizinle olan beyniniz çoğu zaman yolunuzu kesecektir. Bunun çalışmalarınızın önüne geçmesini önlemenin en iyi yolu, endişelenmek için kendinize ayrı bir zaman belirlemektir. Böylece işin ortasında bu düşünceler sizi sardığında onları daha kolay bertaraf edebilecek ve diyelim ki 16.30 ve 17.00 arası olarak belirlediğiniz zamanınızda doyasıya endişelerinizi çözmeyi deneyebileceksiniz.

Bol bol su için…

 

VERİMİN TEMELİNDE UYUMLU EKOSİSTEM VAR!


Mod Tasarım Genel Müdürü Ercan Sicim

Sektör gelişiyor. İnsanların hızlı erişim ve çözüm bulma konusunda cevap buldukları iletişimin etkin olduğu yapı hayatımızda önemli bir rol oynuyor. “Baktığımızda, hayatımızın her alanı dijitalleşti” yorumunu yapan Mod Tasarım Genel Müdürü Ercan Sicim’in de örneklediği gibi, kalkacak otobüsün saatini, yemek siparişini, evde ansızın biten diş macunun siparişini bile mobil uygulamalardan verdiğimiz bir dönem yaşıyoruz. “Bu yüzden teknik destek, çokça seçeneğin olduğu ve müşteri memnuniyeti ile diğer seçeneklerden ayrılacağınız müşteri memnuniyeti, hizmetlere direkt erişim gün geçtikçe artarak devam ediyor” tespitini paylaşan Ercan Sicim’in dikkat çektiği gibi, ilk zamanlar sadece bir iletişim yöntemi olan çağrı merkezleri hizmetleri, daha sonrasında teknolojik firmaların zorunlu hizmeti veya iş geliştirme modeli oldu. Ama gelinen noktada artık insanlar için her yerde olmanın ve iletişim kurmanın bir argümanı haline geldi. “Çağrı Merkezleri Derneği’nden (ÇMD) elimize ulaşan verilere göre, 2018 yılında çağrı merkezlerindeki istihdamın yüzde 5 büyüme oranı ile 110 bin kişiye ulaşması bekleniyor” bilgisini veren Ercan Sicim’e göre, 2017 yılında 2,5 milyar adet gelen/giden çağrı araması olduğunu düşünürsek, çağrı merkezi sektörünün her geçen gün büyümeye devam edeceğini öngörmek de mümkün oluyor.

Bütünleşik çözümlerde uzmanlık ön planda
Çağrı merkezi başlığında istikrarlı biçimde devam eden büyüme trendinde dikkat edilmesi gereken bir başlık ‘akustik’ ve Ercan Sicim, bunun öneminin yanında, Mod Tasarım olarak yaptıkları çalışmaları şöyle anlattı:

“Durum iletişim olunca ve bu kadar çok istihdamdan bahsedince, kaçınılmaz son akustik sorunlar oluyor. Bu sadece işlevsel olarak değil, aynı zamanda dekoratif olarak da fark yaratımını sağlayabileceğiniz bir unsurdur. Çağrı merkezleri, iletişimini niteliğe çevirdiği andan itibaren insana değer katan kavramları uygulamaya başladı. Çağrı merkezlerinin en temel, en değerli, en hassas, en anlamlı çözüm ihtiyacı bütünleşik çözümler oldu. İnsan odaklı bütünleşik çözümler her şeyin üstünde. Açık ofis kavramının en yoğun işlendiği sektör olan çağrı merkezlerinde kişisel alan yaratımı ve kişisellik çok önemli. Çağrı merkezleri, dinamikleri farklı yapılar.

2006 yılından beri 120 bin çağrı merkezi masası kuran Mod Tasarım olarak, 2016 yılından bu yana bütünleşik hizmet veriyoruz. Konu, sadece bir çağrı merkezi masası, bir çalışma koltuğu almanın çok dışında. Bir masa, bir koltuk, zemin her yerden temin edilebilir. Peki ya çağrı merkezi masasını, çalışma koltuğunu, akustiği, aydınlatmayı, doğru nitelikte çağrı merkezi ürünlerini nereden alabilirsiniz? İşte Mod Tasarım akustik konusunda uzman ve üstlendiği projelerde yetkin kadrosu ile tüm bunları yapıyor. Çağrı merkezi dinamiklerine uygun iç mekan çözümlerinde bütünleşik çözümler sunuyoruz.

Tek bir kanal üzerinden ilerliyor, ancak bütün çözümlerinizi sağlamış oluyorsunuz. Doğru niteliğin, çalışana değer katan fonksiyonun bunca yıllık deneyim ile sunulmasını sağlıyoruz. Çağrı merkezlerinin genç ve dinamik yapısına uygun renk ve dokular, uygun büyüklükte aktivite ve dinlenme alanları, doğru konumlanmış ıslak hacimler, müşterilerinize yönelik farklı çözümler 16 yıllık bir deneyim ile sunuluyor.”

NEDEN ‘‘OFİSİNİ SEN TASARLA’’ KULLANMALISINIZ?

 

Yönetici gruplarından operasyonel gruplara, çağrı merkezi mobilyalarıdan seperasyon sistemlerine bir kaç adımda ulaşabileceğiniz uygulama tasarladık. Telefonunuzdan, tabletinizden yada bilgisayarınızdan ulaşabileceğiniz bu uygulamada ofisinizi tasarlayıp proje görselini cihazınıza kaydedip ücret bilgisine ulaşabilirsiniz. Oluşturdugunuz ofisin ürün halini görüp ofisinizi yeniden yaratmanıza yardımcı olur.

  • 1
  • 2